26.01.2010 Petrol-İş Bandırma Şube Başkanlığı Cumhuriyet Meydanında düzenlediği mitingte Tekel işçilerine destek verdi. Şube Başkanı Gökdeniz, Başbakan Erdoğan’ı uyararak, “Hükümet işçinin sesine kulak vermeli ve gereğini yapmalı” dedi.
Petrol-İş Bandırma Şubesi Cumuhriyet Meydanında düzenlediği mitingle Tekel işçilerinin mücadelesine destek verdi. Mitinge CHP Bandırma İlçe Başkanı Ömer Lütfi Kayalar, Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Mirza, SODEV Genel Sekreteri ve TDH Kurucu Üyesi Mehmet Tüm, CHP İl Genel Meclis Üyesi Namık Havutçanın yanı sıra sivil toplum örgütleri ile işçi sendikaları katıldılar. Hükümetin uyarıldığı mitingte konuşan Petrol-İş Şube Başkanı Recep Gökdeniz,” AKP hükümetinin emek karşıtı uygulamaları son günlerde tırmanışa geçti. Hak arayan işçilere, çalışanlara karşı uygulanan şiddet ve bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın sendikalara yönelik kabul edilemez beyanları bu emek karşıtı tutumun yeni örnekleridir. Tek Gıda-İş Sendikası üyesi 12 bin Tekel işçisi hak mücadelesi için günlerdir Ankara sokaklarında direniyor. Hükümet Tekel işçilerini 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4-C maddesi kapsamına almak istiyor. 4-C statüsü yılda 10 ay çalıştırmayı öngören, düzensiz, örgütsüz, güvencesiz ve düşük ücretli bir çalışma statüsüdür. Tekel işçileri bu eğreti istihdam biçimini kabul etmiyor, güvenceli, kadrolu ve örgütlü çalışmak istiyor. Tekel işçilerinin sesine kulak verilmeli ve 4-C ısrarından vazgeçilmelidir. Dahası halen özelleştirme mağduru olarak 4-C statüsünde çalışan onbinlerce işçi çalıştıkları kurumlarda kadroya alınmalı ve mağduriyetlerine son verilmelidir. Hükümetin Tekel işçilerine yönelik aşağılayıcı tutumunu, “yan gelip yatma” söylemini ve emekçilere yönelik şiddeti ve polis devletini çağrıştıran uygulamalarını kabul edilemez buluyoruz. Aynı anlayışın ürünü olarak polisin, Ankara’da Tekel işçilerine sert bir şekilde müdahale etmesini ve içerisinde Tek Gıda-İş Sendikası yöneticilerinin de olduğu bir grup işçinin göz altına alınmasını şiddetle kınıyoruz. Özelleştirmenin ve kamunun tasfiyesinin acı ve yıkıcı sonuçları ortadayken, demokratik açılım projelerinin tartışıldığı şu günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da işsizliği daha da artıracak yeni özelleştirme girişimlerini, binlerce işçinin mağdur edilme hazırlıklarını ciddi bir toplumsal yıkım hazırlığı olarak görüyoruz. Hükümeti, gündemdeki şeker ve enerji sektöründeki özelleştirme girişimlerinden vazgeçmeye çağırıyoruz. Hak arayan itfaiye işçilerine, sendikal hakları için mücadele eden demiryolu emekçilerine reva görülen uygulamaları demokratik sosyal hukuk devleti ile bağdaştıramıyoruz. Emekçilere ve sendikalara yönelik bu saldırgan ve hiçe sayan tutumun toplumsal barışı zedelediğine ve gerilimi tırmandırdığına inanıyoruz. Hükümet bu yoldan vazgeçmeli işçinin sesine kulak vermeli ve gereğini yapmalıdır” diye konuştu.
Gönderenadmin, Çarşamba, 27 Ocak 2010 19:32, Yorumlar(0)