Küresel ekonomik krizin ve dünyada yaşanan onlarca krizin sorumlusu olan IMF-Dünya Bankası yetkilileri geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaptıkları toplantıyı yeni direktifler vererek, sözde “reçeteler” üzerinde anlaşarak bitirdiler. Onlar, vatandaşı, emekçileri açlık sınırının altında ücretlere mahkûm edecek, eğitimi, sağlığı ticarileştirecek, işsizliği, açlığı büyütecek direktiflerini yenilediler ve ne yazık ki siyasi iktidarlar da bu direktifleri tartışmasız uygulamaya hazır durumdalar.
AKP Hükümeti de yaşanan krizlerin sorumlusu, sahibi paranın patronları değilmiş gibi, yine paranın patronlarının ürettiği yıkım programlarını, sözde önlem paketlerini bizlere dayatmaya devam ediyor. AKP Hükümeti bu yıkım projelerinden biri olan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı uygulamakta da aynı şekilde ısrarlı. Oysa açıkça görülmektedir ki, sağlıkta balayı dönemi bitmiş, Sağlıkta Dönüşüm Masalı bütün göz boyama çabalarına karşın sona ermiştir:
Herkesin sağlık güvencesine kavuşacağı, tüm sağlık hizmetlerinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında olacağı, vatandaşlara ek yük getirilmeyeceği iddiası daha 1 yılı doldurmamışken, bugün sağlık ocakları dahil bütün kurumlarda muayene ücreti ve ilaç katkı payı ödemek zorundayız.
“Fakir fukara, garip gureba” edebiyatıyla iktidara gelenler kimsenin gözünün yaşına bakmamakta, aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan; bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının bile altında yaşayanlar da dahil herkes bu paraları ödemek zorundadır.
Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur mensupları GSS’den önce sadece ayakta tedavi gördüklerinde “katılım payı” öderlerken, Haziran 2009’da Meclis’ten geçirilen Torba Yasa’yla, yatan hastalardan katkı payı alınması kararı da GSS Yasası’na eklenivermiştir. Üstelik emekliler için % 10, çalışanlar için % 20 olan ilaç katılım paylarının da % 15 ve % 30’a çıkarılması gündemdedir.
Yıllardır “Bütün hastanelerin kapılarını vatandaşa açtık” propagandasını sürdüren AKP Hükümeti, önce “Özel hastaneye gidenler, faturanın % 20’si bir fark ödeyiversin” demiş, ardından % 20 “ilave ücreti” % 30’a çıkartmıştır. Bugün bu oranın % 70’e çıkartılması çalışmaları sürdürülmektedir.
2005 yılından bugüne, Edirne’de, Manisa’da, Kayseri’de, Ankara’da, İzmir’de yaşanan toplu bebek ölümleri tesadüf değildir. Sağlıkta taşeronlaştırmanın, sağlık alanını ticarileştirmenin faturasını hastane enfeksiyonları yüzünden hayatını kaybeden onlarca bebeğimiz canlarıyla ödemiştir, ödemektedir.
300 bin kamu çalışanının görev yaptığı Sağlık Bakanlığı’nda 108 bin de taşeron işçi çalışmaktadır. Sağlıkta taşeronlaşma sadece sağlık çalışanlarının iş güvencesini, çalışma ve yaşam koşullarını kötüleştirmekle kalmamakta; sağlık hizmetinin kalitesini düşürüp, hastaların hayatını tehdit etmektedir. Bursa Devlet Hastanesi’nde çıkan yangında sekiz hastanın hayatını kaybetmesinin sebebi taşeron firmanın yangına dayanıksız, ucuz elektrik kablosu kullanmasıdır.
Sağlıkta masal dönemi sona ermiş, gerçeklerle yüzleşme dönemi başlamıştır. Dünyanın dört bir yanında hastalıktan, ilaç bulamadığı için, hastaneye gidemediği için ölen milyonlarca çocuğun kaderini bugün bize Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı dayatan IMF-Dünya Bankası belirlemektedir.
GSS'DE NELER OLDU?
1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren ve bir yılını dolduran Genel Sağlık Sigortası 'na (GSS)
göre bütün vatandaşlar sağlık güvencesine kavuşacak, 18 yaşın altındaki çocuklar sağlık hizmetlerinden koşulsuz olarak yararlanacak, tüm sağlık hizmetleri GSS kapsamında olacak, vatandaşlara hiçbir ek yük getirmeyecekti. Ancak bir yılda AKP Hükümeti'nin söyledikleri yalan çıktı.
*Poliklinik ücretlerine bir yılda yüzde 650 zam yapıldı. Katkı payları devlet hastanelerinde 8, özel hastanelerde 15 TL'ye yükseltildi. Sağlık ocakları da ücretli oldu.
*Sadece ayakta tedavi olacaklardan alınacak katkı paylarını hastaneye yatan ve ameliyat olanlar da ödeyecek.
*Özel hastanelere gidenler faturanın yüzde 20'si kadar ücret ödeyecekti. Bu oran yüzde 30'a çıkarıldı. Şimdi de yüzde 70'e çıkarma çalışmaları yapılıyor.
*İlaçta hastaların ödediği para arttı, yakında daha da artacak.
*Önümüzdeki yıl sağlık bütçesi 3 milyar TL kısılacak.
*Sağlık ocakları kapatılacak, onların yerini aile hekimi muayenehaneleri alacak.